|
12 Mayıs, ülkemizde 1964 yılından bu yana Hemşireler Günü ve bu günü takip eden hafta da Hemşirelik Haftası olarak kutlanmaktadır. Sağlık hizmetlerinin sunumunda ayrı ve önemli bir yer teşkil eden bütün hemşirelerimizin"Hemşireler Gününü ve Haftasını" kutlarım.
Dünya Sağlık Örgütü Hemşirelik Mesleğini; "Ailenin ve toplumun sağlığını ve esenliğini korumak, geliştirmek ve hasta olduğunda iyileştirmek amacına yönelik hemşirelik hizmetlerinin planlanması ve örgütlenmesi, uygulaması, değerlendirilmesi ve bu hizmetleri yerine getirecek kişilerin eğitiminden sorumlu bilim ve sanattan oluşan bir sağlık disiplinidir."diye tanımlamaktadır. Ülkemizde, modern hemşireliğin kurucusu Dr. Besim Ömer (Akalın) Paşa, ilk kez 1911'de "Gönüllü Hasta Bakıcı Kursu" düzenlemiş, eğitilen Türk Kadınları Balkan, Çanakkale, Birinci Dünya Savaşlarında, hasta bakımında görev almışlardır. Cumhuriyet döneminde, 1925 yılında açılan Kızılay Hemşire Okulu ilk hemşirelik okuludur. Bunu 1939 yılında Ankara’da açılan Askeri Hemşirelik Okulu izledi.1943’te Verem Savaş Derneği, 1946 yılında da Sağlık Bakanlığı yataklı tedavi kurumlarının ihtiyacını karşılamak için hemşirelik okulları açmış, ortaokul mezunu alan bu okulların eğitim süresi 1958'den sonra dört yıla çıkarılmıştır. 1996 yılına kadar da Sağlık Meslek Liselerinde hemşirelik eğitimleri verilmeye devam edilmiştir. Üniversite düzeyinde ilk Hemşirelik Yüksekokulu 1955 yılında Ege Üniversitesi'nde açılmıştır. Bu aynı zamanda Avrupa'da üniversite düzeyinde açılan ilk hemşirelik okuludur. Günümüzde ise; Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okullarında lisans düzeyinde hemşirelik eğitimi verilmektedir. |
|
Devamını oku...
|
|
Sağlık Müdürlüğü ve Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından Aile Hekimlerine ve İlimizde görev yapan tüm pratisyen hekimlere yönelik eğitim toplantıları yapılması planlanmaktadır. Yapılması planlanan eğitimlere ait ayrıntılı bilgiler aşağıda listelenmiştir. EĞİTİM TOPLANTILARI: | TARİH | KONU
| KONUŞMACI
| 13.05.2008
| KOAH Tanımı ve Tedavileri
| Doç. Dr. Ali Nihat ANNAKKAYA
|
Yer : Düzce Üniversitesi Sosyal Tesisleri Konferans Salonu. Saat:17:00 |
|
|
Aile Hekimlerimiz, Maliye Bakanlığı’ nın yayınlamış olduğu Bütçe Uygulama talimatı, Tedavi Yardımı Ek-8/A2 da (Birinci Basamak sağlık Hizmetlerinde yapılabilecek Laboratuvar ve Radyolojik Görüntüleme İşlemleri) belirtilen işlemleri yapabilirler. Ek-1)Ek-8/A |
|
|
Talasemi Major (Akdeniz Anemisi) kalıtım yoluyla anne-babadan çocuklara taşınan ve kesin tedavisi mümkün olmayan bir kansızlık hastalığıdır. Uygulanan tedaviler zor ve pahalıdır. Talasemi hastaları hayatları boyunca düzenli tedavi görmek ve kan almak zorundadırlar. Sağlıklı Türk populasyonunda talasemi taşıyıcı sıklığı %2.12dir. Türkiye’de yaklaşık 1.300.000 taşıyıcı ve 4.000 civarında hasta vardır. Ülkemizde Çukurova, Akdeniz kıyı şeridi, Ege ve Marmara bölgelerinde talasemi taşıyıcılığı çok sık görülmektedir. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yapılan çalışmalara göre Batı Trakya %10.8, Konya %3, Muğla’da %7.8, Antalya bölgesinde %12, Hatay’da %5.9 taşıyıcı sıklığı bulunmuştur. Talasemide teşhis yöntemlerindeki gelişmeler ve taşıyıcıların taramalarla ortaya çıkarılması, koruyucu tedavi bakımından çok etkili olmuştur. Talasemi hastalığının ortaya çıkması için anne-babanın her ikisinin de taşıyıcı olması halinde her çocuk için %50 taşıyıcı, %25 normal doğum, %25 hasta çocuk doğma ihtimali vardır. Anne-babadan sadece biri taşıyıcı ise hasta çocuk doğmaz. Her çocuk için %50 taşıyıcı, %50 normal doğum ihtimali vardır.Taşıyıcılık bir hastalık olmayıp, herhangi bir tedavi gerektirmez. Taşıyıcılar sağlıklı görünümdedirler ve genellikle taşıyıcı olduklarını bilmeden yaşarlar.Basit kan tahlilleri ile talasemi taşıyıcılığını tespit etmek mümkündür. Özellikle yeni evlenecek çiftlerin bu talasemi taşıyıcılık testlerini yaptırmaları gerekmektedir. Ancak kan testlerinin sonuçları ne olursa olsun evliliğe engel değildir. Evlenecek çiftler tıbbi danışmanlık hizmetlerini alarak sağlıklı bebek sahibi olabileceklerdir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Havaların değişimiyle beraber mevsimine göre beslenme alışkanlıklarımızda değişiyor. Yaz aylarının geldiği şu günlerde büyük küçük herkesin aklı binbir çeşit, rengarenk dondurmada şüphesiz! Dondurmanın ana maddesi süttür. Diğer tatlı çeşitlerine (Kek, Pasta, Şerbetli tatlılar vb.) göre enerjisi daha düşük, besin değeri daha yüksek bir tatlıdır. Dondurma aslında çocuklar, gelişme çağında ki gençler ve yetişkinler için iyi bir kalsiyum kaynağıdır.
100 GR. SÜTLÜ SADE DONDURMA | | Enerji | 193 kalori | | Protein | 4.5 gr | | Yağ | 10.6 gr | | KALSİYUM | 148 mg | | Fosfor | 115 mg |
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Aile hekimlerimizin maaşlarını ve olabilecek kesintileri kendi kendilerine hesaplayabilmelerinin sağlanması amacı ile oluşturmuş olduğumuz "Aile hekimi online bordro hesaplama" ekranı kullanıma açılmıştır. Hekimlerimiz ilgili alanları doldurarak bordrolarını kendileri hesaplayabilirler. Uygulamaya http://www.ailehekimibul.com/ adresinden ve buradan ulaşabilirsiniz. |
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 11 Toplam: 49 |